Mücadele Suresi

Abdulbasit Abdussamed – Mücadele Suresi

Mücadele suresi
Bismillahirrahmanirrahim
1. kad semi’allahu kavlelletiy
Tucadiluke fiy zevciha ve teştekiy
İlellahi vallahu yesme’u
Tehavurekuma innallahe semiy’un
Basıyrun.
2. elleziyne yuzahirune minkum min
Nisaihim ma hunne ummehatihim in
Ummehatuhum ilellaiy velednehum ve
İnnehum leyekulune munkeren
Minelkavli ve zuren ve innallahe
Le’afuvvun ğafurun.
3. velleziyne yuzahirune min
Nisaihim summe ye’udune lima kalu
Fetahriyru rekabetin min kabli en
Yetemassa zalikum tu’azune bihi
Vallahu bima ta’melune habiyrun.
4. femen lem yecid fesıyamu
Şehreyni mutetabi’ayni min kabli en
Yetemassa femen lem yestetı’
Feıt’amu sittiyne miskiynen zalike
Litu’minu billahi ve resulihi ve
Tilke hududullahi ve lilkafiriyne
‘azabun eliymun.
5. innelleziyne yuhaddunallahe ve
Resulehu kubitu kema kubitelleziyne
Min kablihim ve kad enzelna ayatin
Beyyinatin v uhumullahu cemiy’an
Feyunebbiuhum bima ‘amilu
Ahsahullahu ve nesuhu e lilkafiriyne
‘azabun muhiynun.
6. yevme yeb’as vallahu ‘ala
Kulli şey’in şehiydun.
7. elem tere ennallahe ya’lemu ma
Fiyssemavati ve ma fiyl’ardı ma
Yekunu min necva selasetin illa huve
Rabi’uhum ve la hamsetin illa huve
Sadisuhum ve la edna min zalike ve
La eksere illa huve me’ahum iyne ma
Kanu summe yunebbiuhum bima ‘amilu
Yevmelkıyameti innallahe bikulli
Şey’in ‘aliymun.
8. elem tere ilelleziyne nuhu
‘aninnecva summe ye’udune lima
Nuhu ‘anhu ve yetenacevne bil’ismi
Vel’udvani ve ma’sıyetirresuli ve
İza cauke hayyevke bima lem
Yuhayyike bilillahu ve yekulune fiy
Enfusihim lev la yu’azzibunallahu
Bima nekulu hasbuhum cehennemu
Yaslevneha febi;’selmasıyru.
9. ya eyyuhelleziyne amenu iza
Tenaceytum fela tetenacev bil’ismi
Vel’udvani ve ma’sıyetirresuli ve
Tenacev bilbirri vettakva
Vettekullahelleziy ileyhi
Tuhşerune.
10. innemennecva mineşşeytani
Liyahzunelleziyne amenu ve leyse
Bidarrihim şey’en illa biiznillahi
Ve ‘alellahi
Felyetevekkelilmu’minune.
11. ya eyyuhelleziyne amenu iza
Kıyle lekum tefessehu fiylmecalisi
Fefsehu yefsehıllahu lekum ve iza
Kıylenşuzu fenşuzu
Yerfe’ıllahulleziyne amenu minkum
Velleziyne utul’ılme derecatin
Vallahu bima ta’melune habiyrun.12.
Ya eyyuhelleziyne amenu iza
Naceytumurresule fekaddimu beyne
Yedey necvakum sadekaten zalike
Hayrun lekum ve atheru fein lem
Tecidu feinnallahe ğafurun
Rahıymun.
13. eeşfaktum en tukaddimu beyne
Yedey necvakum sadekatin feiz lem
Tef’alu ve taballahu ‘aleykum
Feekıymussalate ve atuzzekate ve
Etıy’allahe ve resulehu vallahu
Habiyrun bima ta’melune.
14. elem tere ilelleziyne tevellev
Kavmen ğadıballahu ‘aleyhim ma
Hum minkum ve la minhum ve yahlifune
‘alelkezibi ve hum ya’lemune.
15. e’addallahu lehum ‘azaben şediyden
İnnehum sae ma lanu ya’melune.
16. ittehazu eymanehum cunneten
Fesaddu ‘an sebiylillahi felehum
‘azabun muhiynun.
17. len tuğniye ‘anhum emvaluhum
Ve la evladuhum minallahi şey’en
Ulaik ashabunnari hum fiyha
Halidune.
18. yevme yeb’asuhumullahu cemiy’an
Feyahlifune lehu kema yahlifune
Lekum ve yahsebune ennehum ‘ala
Şey’in ela innehum humulkazibune.
19. istahvese ‘aleyhimuşşeytanu
Feensahum zikrallahi ulaike
Hızbuşşeytani ela inne
Hızbeşşeytani humulhasirune.
20. innelleziyne yuhaddunallahe ve
Resulehu ulaike fiyl’ezelliyne.
21. ketaballahu leağlibenne ene ve
Rusuliy innallahe kaviyyun ‘aziyzun.
22. la tecidu kavmen yu’minune
Billahi velyevmil’ahıri yuvaddune
Men haddallahe ve resulehu ve lev
Kanu abaehum ev ebnaehum ev
Ihvanehum ev ‘aşiyretehum ulaike
Ketebe fiy kulubihimul’iymane ve
Eyyedehum biruhın minhu ve
Yudhıluhum cennatin tecriy min
Tahtihel’enharu halidiyne fiyha
Radıyallahu ‘anhum ve radu
‘anhu ulaike hızbullahi ela inne
Hızballahi humulmuflihune.
Meali
58 – mücâdele sûresi
Medine’de inmiştir. 22 âyettir.
‘halini anlatıp hakkını savunan
Kadın” anlamına gelen mücadile
Sıfatı, birinci âyetin konusundan
Alınmıştır. sûre, hanımlara
Uygulanan ve ‘zıhar” denilen
Zulmü kaldırdıktan sonra,
Münafıkların kötülük planlamak
İçin yaptıkları kulisleri kınar,
Allah’ın gazab ettiği kimselerin
Dost edinilmesini yasaklar,
Allah’ın dinine taraftar olunması
Gerektiğini bildirir.
Bismillâhirrahmânirrahîm
1 – kocası hakkında sana
Başvurup tartışan ve halini
Allah’a arzeden o kadının
Sözlerini elbette allah işitti.
Allah sizin konuşmalarınızı
Dinliyordu. şüphesiz allah
Semî’dir, basîrdir (her şeyi
İşitir ve görür).
Cahiliye araplarında kadınların
Mâruz kaldıkları zıhar denilen
Bir durum vardı. bu geleneğe göre
Koca, eşine: ‘sen artık bana annem
Gibisin” deyince karısına
Yaklaşması haram olurdu. fakat
Boşanma da vaki olmaz, kadın evli
İken kocasız duruma düşerdi. evs
B. samit (r.a) hanımı havle’yi
(r.a) yatağına çağırmıştı. o
Reddedince evs zıhar yaptı. havle
Hz. peygamber’e gelip özetle: ‘evs
Benimle genç ve cazip olduğum
Sırada evlendi. bunca zaman ona
Hizmet ettim. çocuklar doğurup
Büyüttüm. gençliğim gidince
Beni ortada bıraktı. kocama dönme
İmkânı yok mu? o da buna razı?”
Hz. peygamber, cari duruma göre
Kocasına haram olduğunu söyledi.
İki defa daha ısrarına rağmen
Yine aynı cevabı aldı. havle
Sonra halini allah’a arzederek:
‘allah’ım yalnızlığımın
Şiddetini sana arzediyorum.
Küçük yavrularım var, evs’e
Bıraksam zayi olacaklar, yanıma
Alsam aç kalacaklar.” havle
Henüz oradan ayrılmadan bu sûre
Nâzil oldu. böylece erkeğin bir
Sözüyle karısının haram
Olmayacağı bildirildi. yalnız
Yeminin ciddiyetini korumak için,
Böyle bir sözü söyleyene, toplum
Yararına, fakirlere yardım fonunda
Kullanılan bir keffaret (altmış
Fakire yemek verme) hükmü verildi.
2 – içinizden kadınlar
Hakkında zıhar yapanlar bilsinler
Ki onlar kendilerinin anneleri
Değildir, onların anneleri sadece
Kendilerini doğurmuş olanlardır.
Onlar gerçekten çirkin ve yalan
Bir söz söylüyorlar. bununla
Beraber, allah’ın affı ve
Merhameti çoktur (geçmiş durumlar
Hakkında tövbe edenleri affeder)
[33,4; 2,229]
3 – eşlerine zıhar yaparak
Onlardan ayrılmaya kalkıp da sonra
Söylediklerinden dönenlerin,
Eşleriyle temastan önce bir
Köleyi hürriyetine
Kavuşturmaları gerekir.
İşte size emredilen budur. allah
Yaptığınız her şeyden haberdardır.
4 – buna imkân bulamayan
Kimse, temaslarından önce,
İki ay ara vermeksizin
Oruç tutmalıdır.
Buna da gücü yetmeyen altmış
Fakiri doyurmalıdır.
Bu hükümler allah’ı ve resulünü
Tasdik ve onlarla amel edip cahiliye
Uygulamalarını redd etmeniz için
Konulmuştur.
İşte bunlar allah’ın hudutlarıdır.
Kâfirler için gayet acı
Bir azap vardır.
5 – allah’a ve resulüne karşı
Çıkanlar, kendilerinden önce
Böyle yapanlar, nasıl helâk
Edilmişlerse öylece helâk
Edilirler. halbuki biz onlara
Apaçık âyetler de indirmiştik.
Kâfirler için zelil ve perişan
Eden bir azap vardır.
6 – gün gelecek, allah onların
Hepsini diriltecek ve kendilerine,
Dünyada her ne işlemişlerse tek
Tek bildirecektir. kendileri onları
Unuttukları halde allah onları
Tesbit ettirmiştir. çünkü allah
Her şeye şahittir.
7 – görmez misin ki allah göklerde
Ne var, yerde ne varsa bilir?
Bir araya gelip gizlice
Fısıldaşan üç kişinin
Dördüncüleri mutlaka allah’tır.
Beş kişi gizli konuşsa
Altıncıları mutlaka allah’tır.
Bundan ister daha az, ister
Daha çok olsunlar,
Nerede bulunurlarsa bulunsunlar,
Mutlaka o, kendileriyle beraberdir.
İleride kıyamet gününde yapmış
Oldukları işleri onlara tek tek
Bildirecek,
Dilerse karşılığını da
Verecektir. şüphesiz ki allah her
Şeyi bilir. [9,78; 43,80; 3,5;
14,38]
8 – böyle kulis yapmaları men
Edilmişken, kendilerine yasaklanan
Bir işi tekrar yapıp günah,
Zulüm, peygambere isyan hususunda
Kulis yapan, fısıldaşan kimseleri
Görmüyor musun?
Senin yanına vardıklarında, sana
Allah’ın öğrettiği selamdan
Başka bir şekilde selam verirler.
Kendi içlerinden de: ‘allah bizi bu
Söylediklerimizden dolayı
Cezalandırsa ya ” diye alay
Ederler.
Onların hakkından ancak cehennem
Gelir muhakkak onlar oraya
Girecekler. gidilecek ne fena yerdir
Orası
9 – ey iman edenler şayet siz
Gizlice konuşacak olursanız sakın
Günah, zulüm ve peygambere isyan
Hususlarında kulis yapmayın.
Bunu hayır ve takvâ hususunda yapın.
Dirilip huzurunda toplanacağınız
Allah’a karşı gelmekten sakının.
10 – böyle meşrû olmayan
Kulisler, müminleri üzüntüye
Boğmak için şeytan tarafından
Telkin edilir.
Ama allah dilemedikçe bu
Onlara asla zarar veremez.
Onun için müminler de yalnız
Allah’a güvenip dayansınlar.
11 – ey iman edenler siz
Toplantı halinde iken ‘biraz yer
Açıverin ” denildiği zaman yer
Açın ki allah da size genişlik
Versin.
‘kalkın ” denilince de
Kalkıverin ki allah sizin gibi
İman, hele hele bir de ilim nasib
Edilenlerin derecelerini
Yükseltsin. allah bütün
Yaptıklarınızdan haberdardır.
Bu âyetteki emri, toplantı
Âdabıyla sınırlı sanmak
İsabetli olmaz. razî’nin dediği
Gibi, âyet şunu göstermektedir:
‘bir kimse, allah’ın kullarının
Mutluluğu için gerekli imkânları
Artırırsa, allah da ona dünya ve
Âhiretteki lütuflarını
Artırır. demek ki müslümanlardan
Beklenen, toplumun bütün
Fertlerine, özellikle muhtaçlara
Yeterli yaşama imkânları
Sağlamaktır.”
12 – ey iman edenler şayet
Resulullah ile başbaşa görüşmek
İsterseniz, bu özel görüşmeden
Önce bir sadaka verin.
Böyle yapmak sizin için daha
Hayırlı, şaibeden daha uzak,
Günahlarınızı temizleme
Yönünden daha uygun bir davranış
Olur. eğer buna imkân
Bulamazsanız allah sizi muaf tutar,
Çünkü allah gafurdur, rahîmdir
(çok affedicidir, merhamet ve
İhsanı boldur).
Hz. peygambere birçok kişi
Özellikle zenginler,
Fısıldaşarak isteklerde
Bulunuyorlar, o da sıkılmasına
Rağmen nezaketi sebebiyle
Reddedemiyordu. daha sonra bu âyet
İndirildi. bu sadaka emrinde,
İhtiyaç cihetlerini gözetme,
Böylesi görüşme taleplerinde
Aşırılığı önleme, halislerle
Halis olmayanları ayırd etme gibi
Hikmetler vardır. emir
Sîğasının burada vücub veya
Mendubiyet ifade ettiği şeklinde
Farklı görüşler vardır. ‘eğer
Buna imkân bulamazsanız”
Cümlesi, ikinci ihtimali
Kuvvetlendirmektedir. nitekim
Gelecek 13. âyet de bu ihtimali
Pekiştirmektedir. hz. peygamber ve
Yakın akrabalarına sadaka haram
Olduğundan, bu sadakanın
Muhtaçlara ulaştırılması söz
Konusu idi.
13 – özel görüşmeden önce
Sadaka vermeniz halinde fakir
Düşeceğinizden mi korktunuz?
Size emredilen bir tasadduku
Yapmadığınıza göre, allah da
Sizi bundan muaf tuttu.
Artık namazı hakkıyla ifa edin,
Zekâtı verin, allah’a ve resulüne
İtaat edin. allah bütün
Yaptıklarınızdan haberdardır.
14 – allah’ın gazab ettiği bir
Topluluğu dost edinenlere baksana
Bunlar ne sizden, ne de
Onlardandır. bunlar bile bile yalan
Yere yemin ederler. [4,143]
15 – allah onlara şiddetli bir
Ceza hazırladı. çünkü bunlar
Çok fena işler yapıyorlar
16 – onlar yeminlerini siper
Edinip allah’ın yolundan insanları
Uzaklaştırdılar. onlara zelil ve
Perişan eden bir azap vardır.
17 – allah’ın cezalandırma
İradesine karşı onların ne
Malları, ne de evlatları asla
Fayda veremez. onlar
Cehennemliktirler, hem de orada
Devamlı kalacaklardır.
18 – allah’ın hepsini
Dirilteceği gün, onlar dünyada
Müslüman olduklarına dair size
Yemin ettikleri gibi, allah’a da
Yemin edecek ve bununla birşey elde
Edeceklerini sanacaklar. iyi bilin
Ki onların işi gücü yalan
Söylemektir.
19 – şeytan onların
Akıllarını çelmiş de onlar,
Allah’ı hatırlamayı
Unutturmuştur. işte onlar
Şeytanın takımıdır ve şunu
Unutmayın ki şeytanın takımı
Ziyan ve hüsrana mahkûmdur.
20 – allah’ı ve resulünü
Karşısına alanlar, onlara
Düşmanlık edenler en alçak
Olanların derekesindedirler.
21 – çünkü allah: ‘ben ve
Resullerim elbette galip geliriz.”
Diye hükmetmiştir. şüphesiz ki
Allah çok kuvvetlidir, mutlak
Galiptir. [40,51-52; 10,103]
Bu galibiyet, islâm’ın hüccet ve
Delille galibiyeti yahut buna
İlaveten, kuvvet ile de olan
Galibiyetidir.
22 – allah’a ve âhiret gününe
İman eden hiçbir milletin,
Allah’ın ve resulünün
Karşısına çıkan kimseleri,
İsterse o kimseler babaları,
Evlatları, kardeşleri ve
Sülaleleri olsun, sevip dost
Edindiklerini göremezsin.
İşte allah onların kalplerine
İmanı nakşetmiş ve kendi
Tarafından bir ruhla onları
Desteklemiştir.
Onları, içlerinden ırmaklar akan
Cennetlere, hem de ebedî kalmak
Üzere yerleştirecektir.
Allah onlardan, onlar da o’ndan
Razıdırlar. işte onlar allahın
Tarafında olanlardır. ve iyi bilin
Ki, felaha erenler, allah’ın
Taraftarları olacaktır. [3,28;
9,24]