Sad Suresi

Abdulbasit Abdussamed – Sad Suresi

Sad suresi
Bismillahirrahmanirrahim
1. sad vel kur’ani ziz zikr
2. belillezıne keferu fı
Izzetiv ve şikkak
3. kem ehlekna min kablihim min karnin
Fe nadev ve late hıyne mens
4. ve cabu en caehüm münzirun minhüm ve
Kalel kafirune haza sahırun kezzab
5. e cealel alihete ilahev vahıda
İnne haza le şey’üy ucab
6. ventalekal melaü minhüm enimşu
Vasbiru ala alihetiküm inne haza le
Şey’üy yürad
7. ma semı’na bihaza fil milletil
Ahırah in haza illahtilak
8. e ünzile aliyhiz zikru mim
Beynina bel hüm fı şekkim min
Zikrı bel lemma yezuku azab
9. em ındehüm hazinü rahmeti
Rabbikel azızil vehhab
10. em lehüm mülküs semavati vel erdı ve
Ma beynehüma feyerteku fil esbab
11. cündüm ma hünalike
Menzumüm minel ahzab
12. kezzebet kablehüm kavmü nuhıv ve
Adüv ve fir’avnü zül evtad
13. ve semudü ve kavmü lutıv ve
Ashabül eykeh ülaikel ahzab
14. in küllün illa kezzeber
Rusüle fe hakka ıkab
15. ve ma yenzuru haülai illa sayhatev
Vahıdetem ma leha min fevak
16. ve kalu rabbena accil lena
Kıttana kable yevmil hısab
17. ısbir ala ma yekulune veskür
Abdena davude zel eyd innehu evvab
18. inna sehharnel cibale meahu
Yüsebbıhne bil aşiyyi vel işrak
19. vettayra mahşurah
Küllül lehu evvab
20. ve şededna mülehu ve
Ateynahül hıkmete ve faslel hıtab
21. ve hel etake nebeül hasm
İz tesevverul mıhrab
22. iz dehalu ala davude fe fezia
Minhüm kalu la tehaf hasmani beğa
Ba’duna ala ba’dın fahküm beynena
Bil hakkı ve la tüştıt vehdina
İla sevais sırat
23. inne haza ehıy lehu tis’uv ve
Tis’une na’cetev ve liye na’cetüv
Vahıdetün fe kale ekfilnıha ve
Azzenı fil hıtab
24. kale le kad zalemeke bi süali
Na’cetike ila niacih ve inne
Kesıram minel huletai le yebğıy
Ba’duhüm ala ba’dın ilellezıne
Amenu ve amilüs salihati ve
Kalılüm ma hüm ve zanne davudü
Ennema fetennahü festağfera
Rabbehü ve harra rakiav ve enab
25. fe ğaferna lehu zalik ve inne lehu
Indena le zülfa ve husne meab
26. ya davudü inna cealnake
Hhalıfeten fil erdı fahküm beynen
Nasi bil hakkı ve la tettebiıl
Heva fe yüdılleke an sebılillah
İnnellezıne yedıllune an
Sebılillahi lehüm azabün
Şedıdüm bima nesu yevmel hısab
(24. ayet secde ayetidir.)
27. ve ma halaknes semae vel erda ve
Ma beynehüma batıla zalike
Zannüllezıne keferu fe veylül
Lillezine keferu minen nar
28. em nec’alüllezıne amenu ve
Amilus salihati kel müfsidıne fil
Erdı em nec’alül müttekıyne kel
Füccar
29. kitabün enzelnahü ileyke
Mübarakül li yeddebberu ayatihı
Ve li yetezekkera ülül elbab
30. ve vehebna li davude süleyman
Nı’mel abdinnehu evvab
31. iz urida aleyhi bil
Aşiyyis safinatül ciyad
32. fe kale innı ahbebtü hubbel hayri an
Zikri rabbı hatta tevarat bil hıcab
33. rudduha aleyy fe tafika
Mesham bis sukı vel a’nak
34. ve le kad fetenna süleymane ve elkayna
Ala kürsiyyihı ceseden sümme enab
35. kale rabbığfir lı veheb li
Mülkel la yembeğıy li ehadim mim
Ba’di inneke entel vehhab
36. fe sehharna lehür rıha tecrı
Bi emrihı ruhaen haysü esab
37. veş şeyatıyne küllü
Bennaiv ve ğavvas
38. ve aharıne mükarranıne fil asfad
39. haza ataüna femnün ev
Emsik bi ğayri hısab
40. ve inne lehu ındena le
Zülfa ve husne meab
41. vezkür abdena eyyub iz nada
Rabbehu ennı messeniyeş şeytanü
Bi nusbiv ve azab
42. ürkud bi riclik haza
Muğteselüm baridüv ve şerab
43. ve vehebna lehu ehlehu ve
Mislehüm meahüm rahmetem minna ve
Zikra li ülil elbab
44. ve huz biyedike dığsen fadrib
Bihu ve la tahnes inna vecednahü
Sabira nı’ mel abd innehu evvab
45. vezkür ıbadena ibrahıme ve ishaka
Ve ya’kube ülil eydı ve ebsar
46. inna ahlasnahüm bi
Halisatin zikrad dar
47. ve innehüm ındena le
Minel müstefeynel ahyar
48. vezkür ismaıyle vel yesea ve zel
Kifl ve küllüm minel ahyar
49. haza zikr ve inne lil
Müttekıyne le husne meab
50. cennati adnim
Müfettehatel lehümül
Ebvab
51. müttekiıne fıha yed’une fıha bi
Fakihetin kesırativ ve şerab
52. ve ındehüm
Kasıratüt türfi etrab
53. haza ma tuadune li yevmil hısab
54. inne haza le rizkuna
Ma lehu min nefad
55. haza ve inne lit
Tağıyne le şerra meab
56. cehennem yaslevneha fe bi’sel mihad
57. haza fel yezukuhu
Hamımüv ve ğassak
58. ve aharu min şeklihı ezvac
59. haza fevcüm muktehımüm meaküm la
Merhabem bihim innehüm salün nar
60. kalu bel entüm la merhabem
Biküm entüm kaddemtümuhü lena fe
Bi’sel karar
61. kalu rabbena men kaddeme lena haza
Fezidhü azaben dı’fen fin nar
62. ve kalu ma lena la nera ricalen
Künna neuddühüm minel eşrar
63. ettehaznahüm sıhriyyen em
Zağat anhümül ebsar
64. inne zalike le hakkun
Tehasumü ehlin nar
65. kul innema ene münziruv ve ma min
İlahin illellahül vahıdül kahhar
66. rabbüs semavati vel erdı ve ma
Beynehümel azızül ğaffar
67. kul hüve nebün azıym
68. entüm anhü mu’ridun
69. ma kane liye min ılmin bil
Meleil a’la iz yahtesımun
70. iy yuha ileyye illa ennema
Ene nezırum mübın
71. iz kale rabbüke lil melaiketi
İnnı halikum beşeram min tıyn
72. fe iza sevveytühu ve nefahtü fıhi
Mir ruhıy fekau lehu sacidın
73. fe secedel melaiketü
Küllühüm ecmeun
74. illa iblıs istekbera ve
Kane minel kafirın
75. kale ya iblısü ma meneake en
Tescüde li ma halaktü bi yedeyy
Estekberte em künte minel alın
76. kale ene hayrum minh halaktenı min
Nariv ve halaktehu min tıyn
77. kale fahruc minha fe inneke racım
78. ve inne aleyke
La’netı ila yevmid dın
79. kale rabbi fe enzırni
İla yevmi yüb’asun
80. kale fe inneke minel münzarın
81. ila yevmil vaktil ma’mum
82. kale fe bi ızzetike le
Uğviyennehüm ecmeıyn
83. illa ıbadeke minhümül muhlesıyn
84. kale fel hakku vel hakka ekul
85. le emleenne cehenneme minke ve
Mimmen tebiake minhüm ecmeıyn
86. kul ma es’elüküm aleyhi min ecriv
Ve ma enen minel mütekellifın
87. in hüve illa zikrul lil alemın
88. ve le ta’lemünne
Nebeehu ba’de hıyn
Meali
38 – sâd sûresi
Mekke’de indirilmiş olup 88
Âyettir. adını başındaki sâd
Harfinden alır. sûrenin asıl
Gayesi, allah’ın elçilerini
Dinlemeyenleri uyarmaktır.
Müteakiben peygamberimize itaat
Konusu üzerinde özellikle durulur,
Müteaddit peygamberlerin
Tebliğleri pek kısa bir şekilde
Anlatılır.
Bismillâhirrahmânirrahîm.
1 – sâd. bu şanlı şerefli
Kur’ân hakkı için:
2 – (kâfirler) bu kur’ân’ı onda
Şüpheye yer verecek herhangi bir
Taraf olduğundan değil, ama asıl
Kendileri allah’a karşı kibir ve
Muhalefet taşıdıkları için
İnkâr ediyorlar.
3 – biz onlardan önce nice
Nesilleri silip süpürdük. o zaman
Ne çığlıklar, ne feryatlar
Kopardılar ama kurtuluş zamanı
Çoktan geçmişti [21,12-13]
4-5 – içlerinden kendilerini
Uyarıp irşad edecek birinin
Gelmesinden her nedense
Şaşırdılar ve o kâfirler: ‘bu
Bir sihirbaz, bir yalancı işte
Tutmuş bunca ilahı bir tek ilah
Yapmış bu gerçekten
Şaşılacak, çok tuhaf bir
Şey ” dediler. [10,2]
En makul ve münasip olan,
Peygamberin, kendi toplumunun
Mensuplarını uyarıp eğitmesidir.
İnsandan başka melek gibi bir
Varlık gelseydi insanlarla ilişki
Kuramazdı, onlarla beraber
Yaşayamaz, onlara örnek olamazdı.
Başka bir milletten biri çıkıp
Gelseydi, tanımamaları sebebiyle,
Asıl onun hakkında şüphe
Etmeleri gerekirdi.
6 – içlerinden önde gelen
Eşraf takımı derhal harekete
Geçip ‘hâla mı duruyorsunuz,
Kalkın yürüyüp gösteri yapın
Ve ilahlarınız konusunda direnip
Dayanacağınızı ilan edin. bu,
Cidden yapılması gerken bir
Şeydir.” dediler.
7 – ‘doğrusu biz bu tevhid
İnancını son dinde de görmedik.
Bu sırf bir uydurma ”
8 – biz bu kadar eşraf dururken, kitap
Gönderilecek bir o mu kalmış ”
Hayır, hayır onlar benim
Buyruklarım hakkında tam bir
Şüphe içindedirler, doğrusu
Onlar azabımı henüz tatmadılar.
[43,31-32]
9 – o mutlak galip, her nimeti ve
Özellikle peygamberliği
Dilediğine ihsan eden rabbinin
Rahmet hazineleri yoksa onların mı
Yanında? [4,53-55; 17,100]
10 – yoksa göklerin, yerin ve
İkisi arasında olan varlıkların
Hakimiyet ve yönetimi onlara mı
Ait? haydi, ellerinden geliyorsa
Sebep ve vasıtalarını temin
Etsinler de göğe çıksınlar
(âlemi oradan yönetsin, vahyi de
İsteklerine göre indirsinler )
11 – bunu yapmaları şöyle
Dursun, onlar birtakım döküntü
Bölüklerden oluşup buracıkta
Bozguna uğratılacak bozuk bir
Ordu
İslâm’a karşı arap
Yarımadasındaki başlıca
Grupların birleşik kuvvetler
Halinde birleşip medineyi
Kuşatmalarına ve tarihe ahzab
(birleşmiş gruplar) harbi diye
Geçen savaşta onların perişan
Olacaklarını müjdelemektedir.
[33,22]
12-13 – onlardan önce nûh, âd
Toplumları ve ordular sahibi
Firavun toplumu da peygamberleri
Yalancı saydılar.
Semûd ve lût toplumları,
Eykeliler de öyle yaptılar. işte
Bunlar, peygamberlere karşı
Toplanan hiziplerdi.
Zu’l-evtad: saray ve saltanat
Sahibi, ordular sahibi, yahut
Cezalandırdığı kimseleri
Kazıklara bağlayarak işkence
Yaptırması mânalarına gelebilir.
‘yere kazık gibi çakılan
Ehramlar” sahibi anlamı da
Düşünülebilir.
14 – bunların her biri
Peygamberlere yalancı demiş ve
Cezalarını haketmişlerdi.
15 – onların kabirlerden
Dirilmeleri sadece bir tek
Çağrıya bakar. ses yayılır
Yayılmaz hemen kalkarlar.
16 – bir de o kâfirler alayla
Şöyle dediler: ‘ey bizim rabbimiz,
Bizim azap payımızı hesap günü
Gelmeden çabuklaştır.”
17 – onlar ne derlerse desinler
Sen sabret ve güçlü kuvvetli bir
Kulumuz olan davud’u hatırla.
Çünkü o daima allah’a yönelirdi.
Hz. davud (a.s.) ın ‘ze’l-eyd”
Sıfatı bedenî kuvvet, askerî ve
Siyasî kuvvet, ahlâki kuvvet veya
İbadet kuvveti yönlerinden
Düşünülebilir.
18-19 – biz sabah akşam
Kendisiyle zikir ve ibadet etmeleri
İçin dağları, toplu haldeki
Kuşları onun hizmetine vermiştik.
Her biri onun âhengine katılır,
Beraber zikrederlerdi. [34,10]
20 – biz onun hakimiyetini
Güçlendirdik, ona hikmet,
Nübüvvet, isabetli karar verme ve
Meramını güzelce ifade etme
Kabiliyeti verdik.
21-22 – o mahkemeleşen hasımların
Olayından haberin oldu mu?
Onlar mabedin duvarına tırmanıp
Davud’un yanına birden girince o,
Onlardan ürktü.
Onlar da ‘korkma dediler, biz
Sadece birbirimize hakkı geçen iki
Dâvalıyız.
Senden dileğimiz: aramızda
Adaletle hükmet, haktan uzaklaşma
Ve bize tam doğruyu göster.”
23 – ‘benim şu din kardeşimin
Doksan dokuz koyunu var, benimse bir
Tek koyunum
Böyle iken ‘onu da bana bırak ” dedi
Ve çenesiyle beni bastırdı.”
24 – dâvud: ‘doğrusu, senin tek
Koyununu, kendi koyunlarına katmak
İstemekle o sana haksızlık
Etmiştir.
Zaten malda ortak olanların çoğu
Birbirlerine haksızlık ederler.
Ancak gerçekten iman edip makbul ve
Güzel davranışlarda bulunanlar
Böyle yapmazlar onlar da o kadar
Azdır ki ”
Davud kendisini imtihan ettiğimizi
Anladı, derhal rabbinden mağfiret
Diledi, eğilip secdeye kapandı ve
Allah’a yöneldi.
22. âyette bahsi geçen iki kişi,
Muhtemelen davud (a.s.)’a suikast
İçin gizlice duvardan tırmanıp
Atlayan kimselerdi. o’nun yanında
Başkaları bulunduğundan asıl
Maksatlarını gizleyip böyle bir
Sun’î mesele uydurdular (razî).
Bazı müfessirlerin, israiliyattan
Alınan urya kıssasını,
Hafifleterek nakletmeleri büyük
Çapta tenkid edilmiştir. bu
İzahı, bazı müfessirler
Zorlamalı bulurlar. ibnu’l-arabî
Ahkâmu’l-kur’ân’da şöyle der:
Davud (a.s.) bir şahsa, eşini
Boşaması halinde onunla evlenmek
İstediğini söylemişti. şahsın
Kabul veya reddettiği
Bildirilmiyor. böyle bir teklif o
Toplumda geçerli olmakla beraber,
En uygun davranış biçimi
Olmadığından allah teâla onu
Böylece uyardı. 99 sayısı
Çokluktan kinayedir.
Bu âyetin okunması ve dinlenilmesi
Halinde tilavet secdesi yapılması
Vaciptir.
25 – biz de ondan bunu affettik.
Muhakkak ki onun bize yakınlığı
Ve güzel bir âkıbeti vardır.
26 – ‘davud biz seni ülkede
Hükümdar yaptık, sen de insanlar
Arasında adaletle hükmet, keyfine
Uyma ki seni allah yolundan
Saptırmasın. allah yolundan
Sapanlar, hesap gününü
Unuttukları için, kendilerine
Şiddetli bir azap vardır.
27 – biz göğü, yeri ve ikisinin
Arasındaki varlıkları gayesiz,
Boşuna yaratmadık. bu sadece
Kâfirlerin bir zannı ve
İddiasıdır. artık o ateşten vay
Haline o kâfirlerin
28 – biz hiç, iman edip makbul ve
Güzel iş yapanlara, ülkede fesat
Çıkararak nizamı bozanlarla aynı
Muameleleri yapar mıyız? yahut
Allah’ı sayıp kötülüklerden
Sakınanları, yoldan çıkanlarla
Bir tutar mıyız?
29 – biz sana hayrı, feyiz ve
Bereketi bol bir kitap indirdik ki
İnsanlar onun âyetlerini iyice
Düşünsünler ve aklı yerinde
Olanlar ders ve ibret alsınlar.
30 – (bunları belirttikten sonra
Tekrar davud’un kıssasına
Dönelim:) davud’a evlat olarak
Süleyman’ı ihsan ettik. süleyman
Ne güzel kuldu hep allah’a
Yönelirdi. [27,16]
31 – hani bir gün ikindi vakti
Ona, durduğunda sakin, koştuğu
Zaman ise süratli safkan koşu
Atları gösterilmişti.
32-33 – onlarla ilgilenip ‘ben
Rabbimi hatırlattıkları için
Güzel şeyleri severim.” dedi ve
Onlar gözden kayboluncaya dek
Onları seyredip durdu.
Sonra: ‘onları tekrar bana
Getirin ” deyip bacaklarını ve
Boyunlarını sıvazlamaya
Başladı.
Hz. süleyman (a.s.) savaşta
İstifade etme ve daha başka
Gayelerle atların hazırlanmasını
Ve eğitimleri için
Koşturulmalarını emrederek, bazan
Bu işe bizzat nezaret ediyordu.”
Ben bunları nefsimin haz duyması
İçin değil, allah’ın dinini
Güçlendirmek arzumdan dolayı
Seviyorum.” demişti.
34 – biz süleyman’ı denemeye
Tâbi tuttuk ve tahtının üzerine
Bir cesed bıraktık. sonra o,
Allah’a sığınıp tekrar tahtına
Döndü.
Hz. süleyman (a.s.) mescid-i
Aksayı yaptırdığı sırada,
Getirttiği sanatkârlar içinde,
Sanatların hilelerini bilen
Birtakım şeytanların kurdukları
Bir ihtilal yüzünden bir süre
Nüfuzunu kaybetmiş, yahud
Tahtından ayrı kalmış, böylece
Tahtında ya kendisi güçsüz bir
Cesed halinde hükümsüz kalmış,
Yahut tahtı da işgal edilip ona
Kırk gün kadar, heykel gibi birisi
Oturtulmuştu. (elmalılı m. hamdi
Yazır). farklı diğer yorumlar
İçinde, biz bunu tercih ettik.
Doğrusu, bu âyet, tefsiri en zor
Olan nadir yerlerdendir. gerçeği
Her yönü ile yalnız allah bilir.
35 – ‘ya rabbî, dedi, affet beni
Ve bana, benden sonra hiç kimseye
Nasib olmayacak bir hâkimiyet
Lutfet. çünkü sen, lütufları
Son derece bol olan vehhabsın ”
36 – biz rüzgârı onun emrine
Verdik. rüzgâr, onun emriyle
İstediği yere tatlı tatlı eserdi.
37-38 – bina yapan, dalgıçlık
Yapan her şeytanı, bukağılarla
Bağlı olan başkalarını da onun
Hizmetine verdik.
Bukağılarla bağlamaktan maksat,
Kötülük ve bozgunculuklara meydan
Verilmeyecek bir şekilde sıkı bir
Kontrol ve takip altına alınmış
Olmalarıdır.
39 – buyurduk: ‘süleyman işte
Bu, sana ihsanımızdır. ister
Dağıt, ister yanında tut, bu
Hesapsızdır.”
‘bu konuda yetki sana verilmiştir,
Yaptığından dolayı sana bir
Hesap sorulmayacaktır”
Mânasınadır.
40 – muhakkak ki onun bize yakınlığı
Ve güzel bir akıbeti vardır.
Allah kibirlileri sevmez. hata
İşleyen kimse, uyarıldıktan sonra
Yine de inat ve ısrarla günahında
Devam ederse, iblisin durumuna
Düşer. hatasını kabul edip
Rabbine yönelirse atası hz. âdemi
Örnek almış olur. allah da davud
Ve süleyman (a.s.) gibi onu da
Bağışlar, hatta hiçbir kuluna
Vermediği yetki, servet ve
Saltanatı ona verir.
41 – kulumuz eyyûb’u da hatırla
Hani o rabbine: ‘ya rabbî, şeytan
Bana bir yorgunluk ve işkence
Dokundurdu.” diye yalvarmıştı.
[65,3]
42 – eyyûb’a: ‘ayağını yere
Vur dedik, işte sana kullanıp
Yıkanacağın ve içeceğin soğuk
Bir su ”
43 – nezdimizden bir rahmet ve
Sağduyu sahiplerine bir ibret olmak
Üzere ona; ailesini, çevresini ve
Onların bir mislini lütfettik.
44 – bir de ona: ‘eline bir demet
Sap al, onunla vur yemininden
Dönen durumuna düşme” dedik.
Doğrusu biz onu pek sabırlı
Bulduk. ne güzel kuldu o o,
Gerçekten allah’a yönelirdi.
Denildiğine göre, hz. eyyub
(a.s.), bir hadise dolayısıyla
Eşine yüz değnek vuracağına
Dair yemin etmişti. böylece bir
Demet yaparak vurmakla yeminin
Yerine geleceği kendisine
Bildirilmişti (bu, belki de bu
Hususî durum ve benzeri durumlara
Mahsus bir fetvadır. mesela eşi
Buna takat getiremezdi, yahut bu
Kadar ağır bir cezayı haketmemiş
Olabilirdi.).
45 – (ey resûlüm) kuvvetli ve
Basiretli olan o zatları;
Kullarımız ibrâhim, ishak ve
Yâkubu da an
46 – biz onları özellikle
Âhiret yurdunu düşünen ihlâslı
Kişiler kıldık.
47 – üstelik onlar bizim yanımızda
Seçkin ve hayırlı zatlardı.
48 – ismâil’i, elyasa ve
Zülkifl’i de hatırla. onların
Hepsi hayırlı insanlardı. [21,85;
6,86]
Elyasa (a.s.), ilyas (a.s.)’ın
İsrailoğulları üzerine halifesi
Olup, sonra kendisine peygamberlik
Verilmiştir. zülkifl (a.s.) hk.
21,85 âyetine bkz. son cümle,
Peygamberlerin günahsız
Olduklarının delilidir.
49 – işte bu bir zikirdir, bir
Hatırlatmadır. şüphesiz allah’a
Karşı gelmekten sakınanlara
Güzel bir âkıbet vardır.
50 – o güzel yer: kapıları
Yalnız kendilerine açılmış olan
Adn cennetleridir.
51 – onlar orada kanapelere
Dayanarak birçok meyveler ve
İçecekler isterler. [56,18]
52 – onların beraberinde,
Gözleri kocalarından başkasını
Görmeyen yumuşak bakışlı, aynı
Yaşta güzeller vardır.
53 – bu hesap günü için size
Vaad olunan şeyler bunlardır.
54 – gerçekten bu, bizim ihsan
Ettiğimiz bir nasiptir ki onun asla
Biteceği yoktur. [16,96; 11,108;
41,8; 13,35]
55-56 – işte bu, mutlularadır.
Ama azgınlara kötü bir âkıbet
Vardır ki o da girip yanacakları
Cehennemdir. ne kötü bir yataktır
O
57 – bu böyledir işte tatsınlar
Bakalım o kaynar suları ve irinleri
58 – bu böyledir daha bunlara
Benzer başka azaplar da vardır.
59 – işte şunlar dünyada
Körü körüne maiyetinizde koşup
Giden gûruhtur
‘merhaba” olmasın, rahat
Yüzü görmesin o zalimler
Zira onlar cehenneme gireceklerdir.
60 – tâbi olanlar onlara:
‘hayır, asıl size merhaba
Olmasın, rahat yüzü görmeyin
Sizler bu azabı bize getiren
Sizsiniz. o ne kötü yerdir ”
61 – sonra hep birden
Dua edip derler ki:
‘ya rabbena, kim bunları önümüze
Yığdı ise, sen onun azabını kat
Kat artır ” [7,38]
62-63 – azgınlar: ‘neden acaba
Dünyada kendilerini değersiz
Saydığımız birtakım adamları
Burada görmüyoruz? aklımız
Sıra, onlarla alay ederdik
Yoksa gözlerimiz onlardan kaydı da onun
İçin mi kendilerini göremiyoruz?”
64 – işte bu, yani cehennemliklerin
Davalaşması kesin bir gerçektir.
65 – de ki: ‘ben sadece
Uyaran bir peygamberim.
Şu kesin bir gerçektir ki tek hakim
Olan allah’dan başka ilah yoktur.
66 – o göklerin, yerin ve
İkisinin arasındaki varlıkların
Rabbidir. mutlak galiptir, çok
Mağfiret edendir.
67 – de ki: ‘bu kur’ân pek
Mühim bir mesajdır.
68 – ama siz ona
Sırtınızı dönüyorsunuz.
69 – mele-i âla sakinleri
Tartışırlarken kendi aralarında
Neler konuştuklarına dair bilgim
Yoktur.
70 – şu var ki: bana sadece,
Açıkça uyarmak için gönderilen
Bir elçi olduğum vahyolunuyor.”
71 – bir vakit rabbin meleklere:
‘ben, dedi, çamurdan bir beşer
Yaratacağım.
72 – onu iyice biçimlendirip ona
Rûhumdan üfleyince hep birden,
Hürmet göstermek için ona secde
Ediniz.”
73 – meleklerin hepsi secde ettiler.
74 – lâkin iblis secde etmedi.
O kibirlendi ve kâfirlerden oldu.
75 – allah buyurdu: ‘iblis benim
Ellerimle yarattığım mahlûkuma
Neden secde etmedin?
Gururlandın mı, yoksa kendini çok
Yükseklerde mi görüyorsun?
Kur’ân-ı kerîm’de allah teâlaya
Yed (el) kelimesi bazan tekil olarak
(yedullah, 48,1) bazan çoğul
Olarak (eydina 36,71), bazan da
Burada olduğu gibi tesniye olarak
(iki el, yedeyye) izâfe edilir.
Bunların her birinde allah’ın
Şanına yaraşan bir mâna
Kasdedilmiştir. bu durum, bir
Yönden de şuna delâlet eder:
Allah mutlaktır, beşer
İfadesindeki kayıtlar onun
Vasıflarını ve icraatını
Anlatmaya yetmez.
Birçok müfessire göre burada
Allah teâlanın bu tabiri
Kullanması, ihtimamla
Yaratmasından kinayedir. yahut biri
Bedeni biçimlendirmeye, öbürü
Ruh üflenmesine işaret olmak
Üzere insanın ruh ve bedenini
Cemeden varlığını da hatıra
Getirebilir.
76 – iblis: ‘ben ondan
Üstünüm, çünkü beni ateşten,
Onu ise topraktan yarattın” dedi.
77-78 – allah: ‘defol oradan sen
Artık kovulmuş birisin. lânetim
De, hesap gününe kadar senin
Üstündedir.”
79 – ‘ya rabbi, bana insanların
Dirileceği güne kadar mühlet
Verir misin?” dedi.
80 – allah: ‘haydi sana
Mühlet verildi ”
81 – ‘sen belirli bir vakte
Kadar izinlisin.”
82-83 – iblis: ‘öyle ise, senin
İzzetine yemin ederim ki ben de
Onların hepsini şaşırtacağım.
Ancak senin ihlasa erdirdiğin
Kullar bundan müstesnadır.”
Dedi. [17,62-65]
84-85 – allah buyurdu: ‘işte bu
Doğru ben de şu hakikati
Söyleyeyim ki cehennemi, sen ve
Sana uyanlarla dolduracağım.”
Bu sûre, bir bakıma, kureyş
Önderlerinin ‘kitap gönderilecek
Bir o mu kalmış ” iddialarına,
9-10. âyetlerdeki kısa cevaptan
Sonra verilen uzun bir cevap olup
Özetle şöyledir: ‘muhammed’i
Elçi seçmeme itiraz eden sizler,
Âdemi kabul etmeyen iblis
Durumundasınız.”
86 – de ki: ben de irşad ve
Risalet hizmetinden dolayı sizden
Bir ücret istemiyorum ve ben size
Kendiliğinden bir iddia içinde
Bulunan biri de değilim ” [32,13;
17,63]
87 – bu kur’ân, ancak bütün
Milletler için bir derstir.
88 – onun verdiği haberin
Doğruluğunu bir süre sonra siz de
Pek iyi öğrenirsiniz. [6,19;
11,17]